Skleroterapi Nedir? Hemoroid İğne Tedavisi

Skleroterapi Tedavisi

Skleroterapi, belirli iç hemoroidlerin tedavisinde kullanılan cerrahi dışı girişimsel yöntemlerden biridir. İşlem sırasında hemoroidal dokuya sklerozan adı verilen özel bir madde enjekte edilir. Enjeksiyon sonucunda dokuda kontrollü bir reaksiyon ve fibrozis gelişmesi, hemoroidal dokunun küçülmesi ve özellikle kanama şikâyetinin azalması amaçlanır.

Halk arasında “hemoroid iğne tedavisi”, “basur enjeksiyon tedavisi” veya “hemoroidi kurutma” olarak da adlandırılabilir.

Skleroterapi her hemoroid türüne uygulanmaz. Özellikle kanamanın ön planda olduğu uygun iç hemoroidlerde değerlendirilebilir. Hemoroidin yapısına göre ameliyatsız hemoroid tedavisi kapsamında farklı girişimsel seçenekler de kullanılabilir.

Skleroterapi Nedir?

Skleroterapi, hemoroidal dokuya sklerozan madde enjekte edilmesine dayanan bir tedavi yöntemidir.

Enjekte edilen madde hemoroidal dokuda kontrollü inflamasyon ve fibrozis oluşturur. Bu süreç damar yapısının küçülmesine ve mukozanın alttaki destek dokularına daha sıkı tutunmasına katkıda bulunabilir.

Skleroterapinin iki temel amacı vardır:

  • İç hemoroide bağlı kanamayı azaltmak

  • Hemoroidal dokunun hacmini ve hareketliliğini azaltmak

İşlem sırasında hemoroidal doku cerrahi olarak kesilip çıkarılmaz.

Skleroterapi Hangi Hemoroidlerde Uygulanır?

Skleroterapinin temel kullanım alanı semptom oluşturan iç hemoroidlerdir.

Özellikle kanamanın ön planda olduğu 1. ve 2. derece iç hemoroidlerde değerlendirilmesi mümkündür. Seçilmiş bazı hastalarda daha ileri derecelerde de kullanılabilse de yalnızca hemoroidin evresine bakılarak skleroterapi kararı verilmez.

Değerlendirilen Durum Skleroterapi Kararına Etkisi İç hemoroid bulunması Skleroterapinin temel kullanım alanıdır. Tekrarlayan kanama Özellikle iç hemoroide bağlı kanama tedavi kararında önemli olabilir. Sarkma Sarkmanın derecesi ve geri dönme biçimi yöntemin uygunluğunu etkileyebilir. Belirgin dış hemoroid Skleroterapi dış hemoroidal dokuyu doğrudan tedavi etmez. Şiddetli anal ağrı Anal fissür, tromboz veya farklı anorektal nedenlerin araştırılmasını gerektirebilir. Kan sulandırıcı ilaç kullanımı Kanama ve pıhtılaşma riskleri işlem öncesinde ayrıca değerlendirilir. Önceki tedaviler Daha önce uygulanan tedavilerden alınan sonuç yeni tedavi planını etkileyebilir.

İç hemoroidlerin dışarı sarkma biçimine göre yapılan hemoroid evreleri sınıflandırması, skleroterapi kararında değerlendirilen klinik özelliklerden biridir.

Dış Hemoroide Skleroterapi Uygulanır mı?

Skleroterapi dış hemoroidlerin standart tedavi yöntemi değildir.

Skleroterapide enjeksiyon iç hemoroidal dokunun uygun anatomik bölgesine yapılır. Dış hemoroidler ise farklı anatomik özelliklere ve daha belirgin ağrı duyusuna sahip bir bölgede bulunur.

Bu nedenle dış hemoroide bağlı şişlik, deri fazlalığı veya tromboz gibi sorunların yalnızca skleroterapi ile ortadan kalkması beklenmez.

İç ve dış hemoroidin birlikte bulunduğu hastalarda iç hemoroide yapılan skleroterapi, dışarıdaki hemoroidal dokuyu doğrudan tedavi etmez.

Hemoroid Skleroterapisi Nasıl Yapılır?

İşlem öncesinde hastanın şikâyetleri ve anorektal muayene bulguları değerlendirilir. Kanamanın gerçekten hemoroid kaynaklı olup olmadığı ve iç hemoroidal dokunun skleroterapiye uygunluğu belirlenir.

Anal kanalın görülmesi için anoskop kullanılabilir. Uygun hemoroidal doku belirlendikten sonra sklerozan madde ince bir iğne aracılığıyla hedef bölgeye enjekte edilir.

Enjeksiyonun doğru anatomik seviyeye ve uygun doku planına yapılması önemlidir. Sklerozan maddenin istenmeyen bölgelere uygulanması ağrı veya doku hasarı gibi komplikasyon riskini artırabilir.

İşlemden sonra sklerozan maddenin oluşturduğu reaksiyon sonucunda hemoroidal dokuda fibrozis ve küçülme gelişir.

Skleroterapi genellikle hastane yatışı gerektirmeyen, ofis veya poliklinik koşullarında uygulanabilen bir işlemdir.

Skleroterapide Hangi Madde Kullanılır?

Skleroterapide kullanılan maddeler uygulanan tekniğe ve hekimin tercihine göre değişebilir.

Hemoroid skleroterapisinde farklı dönemlerde fenol bazlı solüsyonlar, polidokanol ve farklı sklerozan maddeler kullanılmıştır.

Bu maddelerin ortak amacı hemoroidal dokuda kontrollü inflamasyon ve fibrozis oluşturarak damar yapısını ve hemoroidal dokunun hacmini azaltmaktır.

Kullanılacak maddenin türü, miktarı ve uygulama şekli hastanın klinik durumuna ve kullanılan tekniğe göre belirlenmelidir.

Skleroterapi Ağrılı mı?

Skleroterapi çoğu hastada genel anestezi gerektirmeden uygulanabilir.

İç hemoroidal bölgenin ağrı duyusu dış anal bölgeye göre daha düşük olduğundan doğru anatomik seviyeye yapılan enjeksiyon genellikle tolere edilebilir.

İşlem sırasında veya sonrasında:

  • hafif batma,

  • basınç veya dolgunluk hissi,

  • hafif yanma,

  • sınırlı anal rahatsızlık

görülebilir.

Buna karşılık şiddetli veya giderek artan ağrı beklenen bir bulgu değildir. Böyle bir durumda uygulama bölgesi veya olası komplikasyonlar açısından değerlendirme gerekebilir.

Skleroterapi Ne Kadar Sürer?

Skleroterapi genellikle kısa süren bir işlemdir.

Ancak toplam süre yalnızca enjeksiyonun yapıldığı anı ifade etmez. Muayene, anoskopi, uygun hemoroidal dokunun belirlenmesi ve gerekli enjeksiyonların uygulanması toplam işlem süresini etkileyebilir.

Hemoroidal dokuların sayısı ve dağılımı kişiden kişiye değiştiğinden bütün hastalar için standart bir işlem süresi vermek doğru değildir.

Skleroterapi Sonrası Ne Olur?

Skleroterapi sonrasında hemoroidal doku hemen ortadan kaybolmaz.

Enjekte edilen madde dokuda kontrollü bir reaksiyon başlatır. Bu süreç sonucunda damar yapısında daralma, fibrozis ve hemoroidal dokuda küçülme gelişebilir.

İşlem sonrasında görülebilecek hafif yakınmalar arasında:

  • makat bölgesinde dolgunluk hissi,

  • hafif yanma veya rahatsızlık,

  • dışkılama sırasında hassasiyet,

  • az miktarda kanama

bulunabilir.

Dışkının aşırı sertleşmesini ve uzun süreli ıkınmayı önlemek işlem sonrasında da önemlidir.

Skleroterapi Sonrası Kanama Olur mu?

Skleroterapi sonrasında az miktarda kanama görülebilir.

Ancak kanamanın yoğun olması, devam etmesi veya baş dönmesi, belirgin halsizlik ya da bayılma hissiyle birlikte görülmesi beklenen işlem sonrası durumlar arasında değildir.

Özellikle işlem öncesindeki ana şikâyeti kanama olan hastalarda kanamanın devam etmesi durumunda tedavi yanıtı ve kanamanın kaynağı yeniden değerlendirilmelidir.

Kan sulandırıcı veya trombosit fonksiyonlarını etkileyen ilaç kullanan hastaların bu ilaçları işlem öncesinde hekime bildirmesi gerekir. İlaçlar hastanın kendi kararıyla kesilmemelidir.

Skleroterapi Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?

İşlem sonrasında temel amaç dışkılamayı kolaylaştırmak ve işlem yapılan bölge üzerindeki gereksiz basıncı azaltmaktır.

  • Yeterli sıvı alınması

  • Yeterli lif tüketilmesi

  • Kabızlığın önlenmesi

  • Dışkılama sırasında uzun süre ıkınılmaması

  • Tuvalette gereğinden fazla zaman geçirilmemesi

  • Hekim tarafından verilen işlem sonrası önerilere uyulması

İşlem sonrası dönemde ortaya çıkan hafif rahatsızlıklar ile giderek artan ağrı, yoğun kanama veya ateş gibi beklenmeyen belirtilerin birbirinden ayrılması önemlidir.

Skleroterapi Kaç Seans Yapılır?

Skleroterapinin kaç seans uygulanacağı her hastada aynı değildir.

Hemoroidal dokuların sayısı, kanamanın devam edip etmemesi ve ilk uygulamadan alınan yanıt tekrar işlem ihtiyacını etkileyebilir.

Bazı hastalarda tek uygulama yeterli olabilirken bazı hastalarda kontrol muayenesinden sonra ek skleroterapi seansları değerlendirilebilir.

Bu nedenle skleroterapinin her hastada tek seansta tamamlanacağı söylenemez.

Skleroterapi Sonrası Tekrar İşlem Gerekir mi?

İlk skleroterapi uygulamasından sonra kanamanın veya diğer iç hemoroid şikâyetlerinin yeterince kontrol altına alınmadığı bazı hastalarda tekrar işlem gerekebilir.

Tekrar skleroterapi kararı yalnızca ilk işlemin üzerinden geçen süreye göre verilmez. Hemoroidal dokunun mevcut durumu ve ilk uygulamaya verilen klinik yanıt yeniden değerlendirilir.

Şikâyetlerin devam etmesi her zaman aynı işlemin tekrar uygulanacağı anlamına da gelmez. Gerektiğinde farklı bir tedavi yaklaşımı değerlendirilebilir.

Skleroterapinin Riskleri Nelerdir?

Skleroterapi uygun hastalarda genellikle güvenli kabul edilen bir yöntemdir. Bununla birlikte her girişimsel işlem gibi bazı istenmeyen durumlar gelişebilir.

Olası Durum Değerlendirme Ağrı veya yanma Hafif rahatsızlık görülebilir; şiddetli veya artan ağrı değerlendirme gerektirir. Kanama Az miktarda kanama görülebilir; yoğun veya devam eden kanama değerlendirilmelidir. Enjeksiyon bölgesinde ülserasyon Sklerozan maddenin oluşturduğu lokal doku reaksiyonuna bağlı gelişebilir. Doku hasarı Uygun olmayan enjeksiyon seviyesi veya uygulama tekniğiyle ilişkili olabilir. Enfeksiyon Nadir görülür ancak ateş ve artan ağrı gibi belirtilerle ortaya çıkabilir. Alerjik reaksiyon Kullanılan sklerozan maddeye bağlı olarak nadiren gelişebilir.

Komplikasyon riski kullanılan sklerozan maddeye, enjeksiyon tekniğine, anatomik bölgeye ve hastanın klinik özelliklerine göre değişebilir.

Skleroterapi Ne Zaman Yeterli Olmayabilir?

Skleroterapi özellikle belirli iç hemoroidlerde etkili olabilen bir yöntemdir; ancak her hemoroid problemi enjeksiyon tedavisiyle çözülemez.

Özellikle:

  • belirgin dış hemoroidal doku,

  • ileri ve kalıcı sarkma,

  • sürekli dışarıda kalan hemoroidal doku,

  • uygun skleroterapi uygulamalarına rağmen devam eden önemli kanama veya sarkma

durumlarında farklı tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi gerekebilir.

Burada temel hedef skleroterapiyi mümkün olduğunca tekrar etmek değil, mevcut hemoroidal hastalığa uygun tedavi basamağını seçmektir.

Skleroterapi Sonrası Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

İşlem sonrasında hafif rahatsızlık veya sınırlı kanama görülebilir. Ancak bazı belirtiler normal işlem sonrası süreç olarak değerlendirilmemelidir.

Aşağıdaki durumlarda tıbbi değerlendirme gerekir:

  • şiddetli veya giderek artan makat ağrısı,

  • yoğun veya durmayan kanama,

  • kanamayla birlikte baş dönmesi veya bayılma hissi,

  • ateş veya titreme,

  • kötü kokulu veya belirgin akıntı,

  • giderek artan şişlik,

  • belirgin genel durum bozukluğu

Skleroterapinin başarısı yalnızca enjeksiyon yapılmasına bağlı değildir. Kanamanın doğru kaynağının belirlenmesi, uygun iç hemoroidin seçilmesi, enjeksiyonun doğru anatomik bölgeye yapılması ve işlem sonrası yanıtın takip edilmesi tedavi sürecinin temel parçalarıdır.

Doç. Dr. Tayfun Bilgiç

Doç. Dr. Tayfun Bilgiç

Yayınlanma Tarihi:
Güncelleme Tarihi: