Skleroterapi Tedavisi
Skleroterapi tedavisi, hemoroid dokusunun küçültülmesi ve kanama şikâyetinin azaltılması amacıyla kullanılan ameliyatsız yöntemlerden biridir. Halk arasında “hemoroid iğne tedavisi”, “basur enjeksiyon tedavisi” veya “hemoroidi kurutma işlemi” olarak da bilinir. Bu yöntemde hemoroid dokusuna özel bir solüsyon enjekte edilir. Enjekte edilen madde, hemoroid damarlarında büzüşme ve dokuda küçülme etkisi oluşturmayı hedefler.
Skleroterapi özellikle erken evre iç hemoroidlerde değerlendirilir. Kanama şikâyeti ön planda olan, dışarı sarkması belirgin olmayan veya sarkması hafif düzeyde olan iç hemoroid hastalarında uygun bir seçenek olabilir. Ancak dış hemoroidlerde, büyük dış pakelerde, ileri evre ve sürekli dışarıda kalan hemoroidlerde skleroterapi her zaman yeterli olmayabilir.
Bu nedenle skleroterapi, “ameliyatsız olduğu için herkesin tercih edebileceği basit bir yöntem” gibi düşünülmemelidir. Tedavinin başarısı hemoroidin iç veya dış olmasına, evresine, kanama düzeyine, sarkma derecesine, kabızlık durumuna ve eşlik eden makat hastalıklarının bulunup bulunmamasına göre değişir.
Makattan kanama yaşayan hastalarda ayrıca dikkatli olunmalıdır. Kanama hemoroide bağlı olabilir; ancak anal fissür, bağırsak polipleri, iltihabi bağırsak hastalıkları ve kalın bağırsakla ilgili daha ciddi hastalıklar da benzer belirti verebilir. Bu nedenle skleroterapiye karar vermeden önce kanamanın gerçekten hemoroid kaynaklı olup olmadığı netleştirilmelidir.
Skleroterapi Nedir?
Skleroterapi, hemoroid dokusuna sklerozan madde adı verilen özel bir solüsyonun enjekte edilmesiyle yapılan bir tedavi yöntemidir. Bu madde, hemoroid dokusunda kontrollü bir reaksiyon oluşturur. Amaç, hemoroid damarlarının küçülmesini, kanamanın azalmasını ve dokunun zamanla büzüşmesini sağlamaktır.
Bu işlem cerrahi olarak hemoroid dokusunun kesilip çıkarılması anlamına gelmez. Skleroterapide hedef, hemoroidin beslenmesini ve hacmini azaltarak şikâyetleri kontrol etmektir. Bu nedenle daha çok erken evre ve kanama odaklı iç hemoroidlerde kullanılır.
Skleroterapi, genellikle kısa süren ve hastane yatışı gerektirmeyen bir işlemdir. Çoğu zaman poliklinik veya işlem odası şartlarında uygulanabilir. Ancak bu, yöntemin her hastada uygulanabileceği anlamına gelmez. Doğru hasta seçimi, işlemin başarısı açısından en önemli faktördür.
Hemoroidde Skleroterapi Ne İşe Yarar?
Hemoroidde skleroterapinin temel amacı kanamayı azaltmak ve iç hemoroid dokusunu küçültmektir. Özellikle dışkılama sırasında parlak kırmızı kan gören, erken evre iç hemoroidi olan ve belirgin dış sarkması bulunmayan hastalarda gündeme gelebilir.
Skleroterapi şu amaçlarla uygulanabilir:
İç hemoroide bağlı kanamayı azaltmak
Hemoroid dokusunun hacmini küçültmek
Erken evre iç hemoroid şikâyetlerini kontrol etmek
Cerrahiye gerek kalmadan sınırlı müdahale sağlamak
Uygun hastalarda yaşam kalitesini artırmak
Bazı hastalarda tekrarlayan hafif kanamaları azaltmak
Ancak skleroterapi büyük dış hemoroidleri ortadan kaldıran, ileri evre sarkmayı düzelten veya sürekli dışarıda kalan hemoroid memesini içeri alan bir yöntem değildir. Bu nedenle işlemden beklenti doğru kurulmalıdır.
Skleroterapi Hangi Hemoroidlerde Kullanılır?
Skleroterapi en sık iç hemoroidlerde kullanılır. Özellikle 1. evre ve 2. evre iç hemoroidlerde, kanama şikâyeti ön plandaysa değerlendirilebilir. Bazı seçilmiş hastalarda hafif sarkma ile seyreden iç hemoroidlerde de gündeme gelebilir.
Skleroterapinin daha uygun olabileceği durumlar şunlardır:
1. evre iç hemoroid
2. evre iç hemoroid
Kanama şikâyeti ön planda olan iç hemoroid
Belirgin dış hemoroid paketi bulunmayan hastalar
Sarkması hafif olan iç hemoroid
Medikal tedaviye rağmen kanaması devam eden erken evre hastalar
Cerrahi istemeyen ancak muayene bulgusu uygun olan hastalar
Bazı durumlarda lastik bant ligasyonuna uygun olmayan seçilmiş hastalar
Skleroterapi genellikle dış hemoroid için temel tedavi yöntemi olarak düşünülmez. Dış hemoroid bölgesi ağrıya daha duyarlıdır ve dış hemoroidlerde şişlik, pıhtı, deri fazlalığı veya ağrı gibi sorunlar daha farklı tedavi yaklaşımları gerektirebilir.
Skleroterapi Kimlere Uygundur?
Skleroterapi için en uygun hasta grubu, erken evre iç hemoroidi olan ve özellikle kanama şikâyeti yaşayan hastalardır. Bu hastalarda hemoroid dokusu çok büyük değildir, sarkma belirgin değildir ve ana sorun çoğu zaman tuvalet sırasında görülen parlak kırmızı kanamadır.
Uygunluk değerlendirmesinde şu sorular önemlidir:
Hemoroid iç hemoroid mi?
Kanama ne zamandır var?
Kanama her dışkılamada oluyor mu?
Hemoroid memesi dışarı sarkıyor mu?
Sarkma kendiliğinden içeri dönüyor mu?
Dış hemoroid pakeleri var mı?
Makat ağrısı belirgin mi?
Anal fissür bulgusu var mı?
Akıntı veya apse şüphesi var mı?
Hasta kan sulandırıcı ilaç kullanıyor mu?
Daha önce işlem uygulanmış mı?
Bu soruların yanıtı tedavi kararını belirler. Örneğin yalnızca hafif kanaması olan erken evre iç hemoroid hastasında skleroterapi düşünülebilirken, dışarıda kalan büyük hemoroid memesi olan hastada farklı yöntemler daha uygun olabilir.
Skleroterapi Kimlere Uygun Değildir?
Skleroterapi her hemoroid hastası için uygun değildir. Bazı durumlarda işlemden beklenen fayda düşük olabilir veya hastanın asıl sorunu hemoroid dışı bir hastalık olabilir.
Skleroterapinin uygun olmayabileceği durumlar şunlardır:
Büyük dış hemoroid pakeleri
Sadece dış hemoroid varlığı
4. evre iç hemoroid
Sürekli dışarıda kalan hemoroid memesi
İçeri itilemeyen sarkma
Şiddetli ağrı ile seyreden tromboze dış hemoroid
Aktif anal fissür
Anal fistül bulguları
Perianal apse şüphesi
Ateş veya kötü kokulu akıntı
Yoğun ve nedeni netleşmemiş makattan kanama
Kontrolsüz kanama bozukluğu
Bazı kan sulandırıcı ilaç kullanımları
Sklerozan maddeye karşı bilinen alerji veya özel risk durumları
Bu durumlarda skleroterapiye yönelmeden önce tanı netleştirilmeli ve gerekirse farklı tedavi seçenekleri değerlendirilmelidir. Özellikle şiddetli ağrı, ateş, kötü kokulu akıntı veya hızla büyüyen şişlik varsa tablo yalnızca hemoroid olmayabilir.
Skleroterapi Nasıl Yapılır?
Skleroterapi genellikle kısa süren bir işlemdir. İşlemden önce hastanın şikâyetleri dinlenir, anorektal muayene yapılır ve iç hemoroidin yeri belirlenir. Gerekli görülen hastalarda anoskopi ile makat kanalının iç kısmı değerlendirilir.
İşlem sırasında hekim, iç hemoroid dokusunun uygun bölgesine sklerozan madde enjekte eder. Bu enjeksiyon, hemoroid dokusunda büzüşme ve kanamanın azalmasını hedefler. Enjeksiyonun doğru bölgeye yapılması önemlidir. Uygun olmayan seviyeye veya yanlış dokuya yapılan uygulamalar ağrı, tahriş veya istenmeyen yan etkilere neden olabilir.
Skleroterapi çoğu zaman hastane yatışı gerektirmez. İşlem sonrasında hasta genellikle kısa süre içinde günlük yaşamına dönebilir. Ancak işlemden sonra dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Özellikle kabızlık, sert dışkılama ve ıkınmadan kaçınmak gerekir.
Bazı hastalarda tek seans yeterli olabilirken, bazı hastalarda ek seanslar gerekebilir. Seans sayısı hemoroidin durumuna, kanamanın devam edip etmemesine ve hastanın tedaviye verdiği yanıta göre belirlenir.
Skleroterapi Ağrılı mı?
Skleroterapi genellikle ağrısı sınırlı bir işlem olarak değerlendirilir. İç hemoroid bölgesi, dış hemoroid bölgesine göre ağrı duyusu açısından farklı olduğu için doğru bölgeye yapılan enjeksiyon çoğu hastada tolere edilebilir.
İşlem sırasında hafif batma, basınç, dolgunluk veya rahatsızlık hissi olabilir. İşlem sonrasında da kısa süreli yanma, dolgunluk, hafif ağrı veya dışkılama hassasiyeti görülebilir.
Ancak şiddetli ağrı beklenen bir durum değildir. İşlem sonrası giderek artan ağrı, ateş, kötü kokulu akıntı, yoğun kanama veya genel durum bozukluğu varsa hekime başvurulmalıdır.
Skleroterapi Sonrası Ne Olur?
Skleroterapi sonrası enjekte edilen madde, hemoroid dokusunda kontrollü bir küçülme sürecini başlatır. Kanama şikâyeti bazı hastalarda kısa sürede azalabilir. Doku hacmindeki küçülme ise zamanla fark edilir.
İşlem sonrası görülebilecek hafif belirtiler şunlardır:
Makatta dolgunluk hissi
Hafif yanma
Dışkılama sırasında hassasiyet
Az miktarda kanama
Geçici rahatsızlık hissi
Hafif akıntı veya nemlenme
Bu belirtiler çoğu zaman sınırlıdır. Ancak yoğun kanama, şiddetli ağrı, ateş, titreme veya kötü kokulu akıntı normal kabul edilmemelidir.
Skleroterapi sonrası hastanın özellikle kabızlıktan kaçınması gerekir. Sert dışkılama ve ıkınma, işlem yapılan bölgedeki hassasiyeti artırabilir ve kanama riskini yükseltebilir.
Skleroterapi Sonrası Kanama Normal mi?
Skleroterapi sonrası az miktarda kanama görülebilir. Bu genellikle kısa süreli ve sınırlıdır. Ancak kanamanın yoğun olması, pıhtılı şekilde gelmesi, devam etmesi veya baş dönmesi/halsizlik gibi bulgularla birlikte olması normal değildir.
Makattan kanamanın zaten işlem öncesi ana şikâyet olduğu hastalarda, işlem sonrası kanama takibi daha önemlidir. Eğer kanama devam ediyorsa, bunun hemoroide mi yoksa başka bir hastalığa mı bağlı olduğu yeniden değerlendirilmelidir.
Özellikle kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalar işlem öncesinde bu durumu hekime bildirmelidir. Bu ilaçlar doktor önerisi olmadan kesilmemeli veya yeniden başlanmamalıdır.
Skleroterapi Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?
Skleroterapi sonrası dikkat edilmesi gereken en önemli konu, dışkılamayı kolaylaştırmak ve makat bölgesindeki basıncı azaltmaktır. İşlem başarılı olsa bile kabızlık devam ederse şikâyetler tekrarlayabilir.
Skleroterapi sonrası dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:
Bol su tüketmek
Liften zengin beslenmek
Tuvalette uzun süre kalmamak
Ikınmaktan kaçınmak
Dışkılama ihtiyacını ertelememek
Doktorun verdiği ilaçları önerildiği şekilde kullanmak
Ağır kaldırma ve zorlayıcı aktiviteler konusunda hekimin önerisine uymak
Kanama, ağrı, ateş ve akıntı gibi belirtileri takip etmek
Kontrol muayenesini ihmal etmemek
İşlem sonrası dönemde hasta “tedavi oldum, artık kabızlık önemli değil” diye düşünmemelidir. Hemoroid tedavisinde uzun vadeli başarı, işlem kadar tuvalet ve beslenme alışkanlıklarına da bağlıdır.
Skleroterapi Kaç Seans Yapılır?
Skleroterapi bazı hastalarda tek seans uygulanabilir. Ancak birden fazla hemoroid pakesi olan, kanaması devam eden veya tedaviye kısmi yanıt veren hastalarda ek seanslar gerekebilir.
Kaç seans yapılacağı şu faktörlere göre değişir:
Hemoroidin evresi
Hemoroid paketlerinin sayısı
Kanamanın şiddeti
İlk seansa verilen yanıt
Hastanın kabızlık durumu
Eşlik eden başka makat hastalığı olup olmaması
Bu nedenle seans sayısı baştan kesin olarak söylenmemelidir. Hekim, işlem sonrası yanıtı ve kontrol muayenesini dikkate alarak planlama yapar.
Skleroterapi Kalıcı mıdır?
Skleroterapi uygun hastalarda kanamayı azaltabilir ve hemoroid dokusunun küçülmesine yardımcı olabilir. Ancak kalıcılık, yalnızca enjekte edilen maddeye veya işlemin kendisine bağlı değildir. Hemoroidin evresi, hastanın kabızlık durumu, lif ve su tüketimi, tuvalette kalma süresi ve ıkınma alışkanlığı sonucu doğrudan etkiler.
Kabızlık ve ıkınma devam ederse hemoroid şikâyetleri tekrar edebilir. Bu tekrar aynı bölgede olabileceği gibi farklı hemoroid paketlerinde de gelişebilir.
Bu nedenle skleroterapi sonrası kalıcılığı artırmak için dışkılama alışkanlığı düzenlenmeli, kabızlık önlenmeli ve kontrol önerilerine uyulmalıdır.
Skleroterapi Riskleri Nelerdir?
Skleroterapi genellikle güvenli kabul edilen bir yöntemdir; ancak her tıbbi işlem gibi bazı riskler taşıyabilir. Riskler hastanın genel durumuna, hemoroidin yerine, kullanılan maddeye, ilaç kullanımına ve uygulama tekniğine göre değişebilir.
Olası riskler şunlardır:
Hafif ağrı veya yanma
Makatta dolgunluk hissi
Geçici kanama
Enjeksiyon bölgesinde tahriş
Akıntı
Enfeksiyon
Alerjik reaksiyon
Ülserasyon veya doku hasarı
Nadiren ciddi ağrı
Nadiren yoğun kanama
Şiddetli ağrı, ateş, kötü kokulu akıntı, yaygın şişlik veya yoğun kanama varsa beklenmeden hekime başvurulmalıdır.
Skleroterapi ile Lastik Bant Ligasyonu Arasındaki Fark
Skleroterapi ve lastik bant ligasyonu, iç hemoroidlerde kullanılan ameliyatsız yöntemler arasındadır. Skleroterapide hemoroid dokusuna kimyasal solüsyon enjekte edilir. Lastik bant ligasyonunda ise hemoroid memesinin tabanına lastik bant yerleştirilir ve dokunun kanlanması kesilir.
Skleroterapi genellikle erken evre, kanama odaklı iç hemoroidlerde tercih edilebilir. Lastik bant ligasyonu ise kanama ile birlikte hafif veya orta düzeyde sarkması olan iç hemoroidlerde daha sık gündeme gelebilir.
Bazı kaynaklarda lastik bant ligasyonunun skleroterapiye göre daha etkili olabileceği, ancak ağrı açısından skleroterapinin daha tolere edilebilir olabileceği belirtilmiştir. Bu nedenle hangi yöntemin daha iyi olduğu tek başına yöntem adına göre değil, hastanın hemoroid evresine ve şikâyetine göre belirlenmelidir.
Skleroterapi ile Lazer Hemoroid Tedavisi Arasındaki Fark
Skleroterapi ve lazer hemoroid tedavisi farklı mekanizmalarla etki eder. Skleroterapide hemoroid dokusuna enjeksiyon yapılır ve doku içinde büzüşme hedeflenir. Lazer tedavisinde ise kontrollü enerji kullanılarak hemoroid dokusunun küçültülmesi veya damar yapısının kapatılması amaçlanır.
Skleroterapi daha çok erken evre iç hemoroidlerde, özellikle kanama şikâyeti ön planda olduğunda değerlendirilir. Lazer ise seçilmiş iç hemoroidlerde farklı evre ve bulgulara göre gündeme gelebilir. Ancak her iki yöntem de büyük dış hemoroid pakeleri, ileri evre sarkma veya sürekli dışarıda kalan hemoroidlerde tek başına yeterli olmayabilir.
Bu nedenle “skleroterapi mi lazer mi?” sorusunun yanıtı hastanın muayene bulgusuna göre değişir.
Skleroterapi mi Hemoroid Ameliyatı mı?
Skleroterapi, erken evre iç hemoroidlerde kullanılan sınırlı ve ameliyatsız bir yöntemdir. Hemoroid ameliyatı ise genellikle ileri evre, sürekli dışarıda kalan, içeri itilemeyen, büyük dış pakelerle birlikte olan veya ameliyatsız yöntemlere rağmen tekrarlayan hemoroidlerde gündeme gelir.
Skleroterapi uygun hastada daha kısa ve konforlu bir işlem olabilir. Ancak ileri evre hastalıkta skleroterapi ile zaman kaybetmek doğru olmayabilir. Dördüncü evre iç hemoroid, büyük dış hemoroid pakeleri, ciddi sarkma ve sürekli temizlik zorluğu varsa cerrahi tedavi daha uygun seçenek olabilir.
Tedavi kararı hastanın yalnızca “ameliyat istemiyorum” düşüncesine göre verilmemelidir. Uygun yöntem, hemoroidin tipi ve evresine göre seçilmelidir.
Skleroterapi Sonrası Hemoroid Tekrarlar mı?
Skleroterapi sonrası hemoroid şikâyetleri tekrarlayabilir. Bunun en önemli nedenlerinden biri hemoroidi oluşturan basınç faktörlerinin devam etmesidir. Kabızlık, sert dışkı, uzun süre ıkınma, tuvalette fazla kalma, hareketsizlik ve liften fakir beslenme hemoroid şikâyetlerini yeniden tetikleyebilir.
Tekrar riskini azaltmak için şu alışkanlıklar önemlidir:
Günlük lif alımını artırmak
Yeterli su tüketmek
Tuvalet ihtiyacını ertelememek
Tuvalette uzun süre oturmamak
Ikınmaktan kaçınmak
Düzenli hareket etmek
Kabızlığı erken dönemde kontrol altına almak
Kontrol muayenesini ihmal etmemek
Tekrarlayan kanama varsa yeniden muayene gerekir. Çünkü tekrar eden kanama her zaman hemoroid kaynaklı olmayabilir.
Skleroterapi İçin Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
Makattan parlak kırmızı kan gelmesi, dışkılama sırasında kanama, hafif sarkma hissi veya iç hemoroid şüphesi varsa skleroterapi açısından değerlendirme yapılabilir. Ancak öncelikle kanamanın nedeni netleştirilmelidir.
Aşağıdaki durumlarda gecikmeden doktora başvurulmalıdır:
Makattan kanama tekrarlıyorsa
Kanama miktarı artıyorsa
Dışkılama alışkanlığı değiştiyse
Şiddetli makat ağrısı varsa
Makat çevresinde hızla büyüyen şişlik oluştuysa
Ateş veya kötü kokulu akıntı varsa
Hemoroid memesi sürekli dışarıda kalıyorsa
Kansızlık, halsizlik veya kilo kaybı varsa
Evde uygulanan yöntemlere rağmen şikâyetler düzelmiyorsa
Skleroterapi doğru hastada etkili bir yöntem olabilir; ancak doğru tanı olmadan uygulanmamalıdır.
Değerlendirme
Skleroterapi tedavisi, özellikle erken evre iç hemoroidlerde kanama şikâyetini azaltmak ve hemoroid dokusunu küçültmek amacıyla kullanılan ameliyatsız enjeksiyon yöntemlerinden biridir. Kısa sürede uygulanabilen, çoğu zaman hastane yatışı gerektirmeyen ve uygun hastalarda şikâyet kontrolü sağlayabilen bir seçenektir.
Ancak skleroterapi her hemoroid hastası için uygun değildir. Dış hemoroid, büyük dış pakeler, ileri evre sarkma, sürekli dışarıda kalan hemoroid memesi, anal fissür, fistül veya perianal apse gibi durumlarda farklı tedavi seçenekleri gerekebilir.
Tedavinin başarısı doğru hasta seçimine, doğru uygulamaya, kabızlığın kontrolüne ve işlem sonrası önerilere uyuma bağlıdır. Bu nedenle skleroterapi kararı, yalnızca hastanın ameliyat istememesine göre değil; muayene bulgularına ve hemoroidin evresine göre verilmelidir.
